Ankara’da kırtasiyecilik yapan iş adamı Raif Kara, ralarında 1897 yapımı fonografın da yer aldığı, bazıları asırlık 47 gramofondan oluşan koleksiyonunu özel olarak tasarladığı ofisinde sergiliyor.
Kara, gramofona ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını, ilk gramofonunu 1989’da bir antikacıdan aldığını söyledi. Gramofona olan sevgisinin zamanla tutkuya dönüştüğünü ifade eden Kara, şu anda Türkiye’de çok nadir bulunan 110 yıllık fonograf ve çocuk gramofonunun da aralarında bulunduğu bazıları asırlık 47 gramofona sahip olduğunu belirtti.
Almanya, İngiltere, Rusya ve ABD yapımı 1901 ile 1960 yılları arasında üretilen 47 gramofonun hepsinin orijinal ve çalışır durumda olduğunu kaydeden Kara, “Bütün gramofonlarımın vidası bile orijinal. Bu anlamda Türkiye’nin en iyi gramofon koleksiyoncusuyum diyebilirim. Onları çocuklarım gibi seviyorum” dedi.
Kara, hafızların okudukları ilahilerin kayıt edildiği Osmanlı döneminden kalma 24 fonograf kovanı, Zeki Müren’in 1955’te 24 yaşındayken seslendirdiği “Bir Muhabbet Kuşu” adlı ilk plakı ile İstiklal Marşı’nın ilk kayıtları ve Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nun da yer aldığı 4 bine yakın taş plaka sahip olduğunu söyledi.
Birkaç ay öncesine kadar gramofonlarını ve taş plaklarını evinin deposunda sakladığını anlatan Kara, “Depoda durmaları içime sinmeyince sırf gramofonlarımı sergilemek için bir iş yeri tuttum. Burayı özel olarak gramofonlarım için düzenledim. Hem büro olarak kullanıyorum hem de gramofonlarım gözümün önünde duruyor” diye konuştu.
“Gramofonda dinlediğim bir şarkının verdiği hazzı başka hiç bir müzik cihazında bulamıyorum” diyen Kara, her sabah güne taş plak dinleyerek başladığını belirtti.
Gramofon dinlerken tüm stresinden arındığını ifade eden Kara, şöyle konuştu: “Şimdi müzik CD’leri, mp3’ler çıktı ama hiç birisinin sesi, gramofonun verdiği ses kadar doğal değil. Gramofonun kendine has o nostaljik görüntüsü ve sesinin tadını bir aldınız mı bir daha bırakamıyorsunuz. Bu benim için öyle bir tutku ki hani sorarlar ya ıssız bir adaya gitseniz yanınıza ne alırsınız diye, gramofon alırım. Evimde müzik seti veya radyo yoktur. Tatile giderken de çanta tipi gramofonumu arabanın bagajına koyar yanımda götürürüm.”
“KOLEKSİYONUMU BAĞIŞLAYACAĞIM”

Kara, gramofon koleksiyonuna eklemek istediği 4 model daha bulunduğunu, bunları da temin edince koleksiyonunu bir müzede sergilenmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına bağışlayacağını belirtti. Dünyanın en önemli mucitlerinden biri olan ve elektrik ampulünü de bulan Thomas Alva Edison, 1877’de sesi kaydedip dinleme olanağı olan fonografı icat etti. İlk zamanlarda çok basit olan fonograf, daha sonraları geliştirilerek yerini gramofona bıraktı.
Türkiye’de 1900’lü yıllarda zengin insanlar tarafından kullanılmaya başlanan gramofon, daha sonra halkın büyük ilgisini çekerek yaygınlaştı. 1960’lardan sonra ise Türkiye’de elektrikli gramofon dönemi başladı ve zamanla onların da yerlerini pikaplar aldı.
Benzer Yazılar
- 25 metrelik Mevlana tespihi Guines adayı
- Kol saati şeklinde cep telefonu: GM 500
- 13. Uluslararası Eskişehir Festivali 17 Kasım’da başlıyor
- Bu bayram tiyatrolar tatile çıkmıyor
- Stüdyo Sahne, perdelerini 4 Ocak 2008′de ”Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı eserle açacak.
- Görünmez tank yapıyorlar
- 2007 Yılının En Çok İzlenen Filmleri
- A’dan Z’ye Yeni 2008 Yılı Araç Teknik Muayene Sistemi
- 2007 Müzik pisasası için kara bir yıl oldu
- İnternetteki Astronomi Siteleri
Bu yazı, bugün 0,toplamda 468 defa okundu
Şu anda 1 kişi tarafından okunuyor
Aynı anda en çok 2 kişi tarafından okundu
Yorumlar RSS | Geri izleme URI




